Sevgi-siz patronum, asgari ücret zammının hemen ardından önce ürünlere zam yaptın, kesmedi, prim miktarını azalttın, o da yetmedi, kotayı yükselttin ve özlük haklarında “tasarruf”a gittin, yine yetmedi, çalışma saatlerini arttırdın, hakkımız olmasına rağmen indirimli satışlara “ceza” uygulamasını başlattın… Bunlar olurken sesimiz yükselmeye başladı diye de masada avaz avaza “Burası benim şirketim! Burası benim geleceğim!” diye höykürdün ya; bil diye söylüyorum, şirketin hiçbir rakibi senin kadar düşmanım değil artık!
Kendi imkanları ile koca bulamamış bir kadın evlendirme programına çıkıp ”Bana talip olan erkeğe aşık olmam için golf oynamasını bilmesi lazım” deyince ”Oturduğu ahır sekisi, çağırdığı İstanbul türküsü” sözünü söyleyeni bir kez daha rahmetle andım.